Çin’den ürün alırken FOB CIF karşılaştırması, yalnızca navlunu kimin ödeyeceğini belirleyen teknik bir tercih değildir. Bu karar; taşıma üzerindeki kontrolünüzü, beklenmedik liman masraflarına maruz kalma ihtimalinizi, hasar halinde kimin sorumluluk taşıdığını ve toplam ithalat maliyetinizi doğrudan etkiler. Teklifte CIF fiyatın daha düşük veya daha pratik görünmesi, her zaman daha avantajlı olduğu anlamına gelmez.
Özellikle ilk kez ithalat yapan işletmelerde aynı hata sık görülür: Fabrikadan alınan CIF teklifindeki rakam, ürünün depoya kadar olan toplam maliyeti gibi değerlendirilir. Oysa varış limanındaki masraflar, sigortanın kapsamı, taşıma firması seçimi ve gümrük sürecindeki sorumluluklar ayrıca incelenmelidir. Sağlıklı karar, ürün fiyatından önce teslim şeklindeki risk ve kontrol dağılımını anlamakla başlar.
FOB ve CIF arasındaki temel fark nedir?
FOB ve CIF, deniz ve iç su yolu taşımalarında kullanılan Incoterms teslim şekilleridir. Her ikisinde de ürün, Çin’de belirlenen yükleme limanında gemiye yüklendiğinde hasar ve kayıp riski alıcıya geçer. Bu nokta kritiktir: CIF teslimde satıcı navlunu ve sigortayı ödese bile transit riskin alıcıya geçiş anı değişmez.
FOB, “Free On Board” anlamına gelir. Satıcı, ürünleri anlaşılmış Çin limanında gemiye yüklemekten sorumludur. Gemiye yükleme tamamlandıktan sonra ana deniz navlunu, taşıma organizasyonu, sigorta ve varıştaki operasyonların yönetimi alıcı tarafındadır. Alıcı kendi freight forwarder’ı ile çalışabilir ve sevkiyat sürecini daha yakından takip eder.
CIF ise “Cost, Insurance and Freight” anlamına gelir. Satıcı, malı gemiye yükler; belirlenen varış limanına kadar deniz navlununu ve asgari deniz taşıma sigortasını organize eder. Buna rağmen ithalat gümrük işlemleri, ithalat vergileri, liman tesliminden sonraki iç nakliye ve varış limanında doğabilecek bazı masraflar alıcıya aittir.
FOB CIF karşılaştırması: Maliyet mi, kontrol mü?
Karar verirken yalnızca FOB ve CIF teklifleri arasındaki fiyat farkına bakmak yanıltıcı olur. Doğru karşılaştırma, her iki teslim şeklindeki tüm masrafların aynı kapsamla hesaplanmasını gerektirir.
FOB modelinde Çin limanından sonraki navlunu siz veya sizin adınıza çalışan lojistik firması satın alır. Bu, ilk bakışta daha fazla organizasyon gerektirir. Ancak taşıyıcıyı, transit süresini, yükleme tarihini ve varış limanındaki acenteyi seçme imkanı verir. Düzenli ithalat yapan, konteyner bazlı yükleyen veya belirli bir lojistik partneri bulunan firmalar için bu kontrol çoğu zaman değer yaratır.
CIF modelinde satıcının navlunu organize etmesi süreci kolaylaştırıyor gibi görünür. Fakat özellikle küçük hacimli yüklerde veya satıcının bağlı olduğu taşıma ağında, varış limanındaki yerel masraflar beklenenden yüksek olabilir. Bazı CIF tekliflerinde deniz navlunu düşük tutulur, ancak belge, liman, ordino, terminal veya teslim operasyonları için varışta ek kalemler ortaya çıkar. Teklifin ucuz görünmesi ile toplam maliyetin düşük olması aynı şey değildir.
Bu nedenle CIF ile çalışılacaksa, satıcıdan varış limanındaki tahmini yerel masrafları yazılı olarak talep etmek gerekir. Aynı zamanda kendi lojistik firmanızdan FOB bazında kapı teslim veya liman teslim maliyeti alınmalıdır. Karşılaştırma, iki rakamı yan yana koyarak değil; ürün, Çin içi masraflar, deniz navlunu, sigorta, liman işlemleri, gümrük müşavirliği, vergiler ve iç nakliye dahil edilerek yapılmalıdır.
Risk devri neden çoğu alıcının gözünden kaçar?
CIF teslimde satıcının sigorta yaptırması, riski varış limanına kadar taşıdığı izlenimini yaratabilir. Incoterms kuralı böyle çalışmaz. Mal gemiye yüklendiği anda taşıma sırasındaki risk alıcıya geçer. Satıcının görevi sigorta poliçesini düzenlemek veya düzenletmektir.
Üstelik CIF kapsamındaki sigorta, çoğu durumda temel düzeyde bir teminattır. Hasarın türüne, poliçe istisnalarına, muafiyetlere ve talep prosedürüne göre ödeme almak zorlaşabilir. Değeri yüksek, kırılabilir, elektronik veya sezon hassasiyeti taşıyan ürünlerde sigorta kapsamını ayrıca incelemek gerekir. Poliçenin ürün tanımı, sigorta bedeli, yükleme ve boşaltma limanları ile lehtar bilgileri kontrol edilmelidir.
FOB modelinde ise sigortayı doğrudan alıcı yaptırdığı için kapsam üzerinde daha fazla söz sahibi olur. Bu, her işletme için zorunlu olarak daha iyi bir çözüm değildir; fakat risk yönetimini kendi standartlarına göre kurmak isteyen alıcılar açısından belirgin bir avantajdır.
Hangi durumda FOB daha mantıklıdır?
FOB, taşıma maliyetini ve sevkiyat akışını yönetmek isteyen ithalatçılar için genellikle daha şeffaf bir seçenektir. Birden fazla Çin tedarikçisinden ürün alıp aynı konteynerde birleştirme planı olan işletmelerde de operasyonel avantaj sağlar. Her fabrikanın ayrı ayrı CIF sevkiyat yapması yerine, yükler belirli bir depoda veya limanda konsolide edilebilir.
Aşağıdaki koşullarda FOB daha uygun olma eğilimindedir:
- Düzenli ithalat yapıyor ve güvenilir bir freight forwarder ile çalışıyorsanız.
- Tam konteyner yükü gönderiyor, taşıyıcı ve transit süre üzerinde kontrol istiyorsanız.
- Birden fazla fabrikadan tedarik yaparak yükleri birleştirecekseniz.
- Varış limanındaki maliyetleri önceden net görmek ve sürpriz ücret riskini azaltmak istiyorsanız.
- Ürününüz için daha geniş kapsamlı nakliyat sigortası yaptırmanız gerekiyorsa.
FOB fiyatının güvenilir olması için Çin tarafındaki liman masraflarının da açıkça tanımlanması gerekir. “FOB Ningbo” gibi bir ifade, yalnızca liman adı yazıldığı için yeterli sayılmamalıdır. Yükleme limanı, ürünün limana sevki, ihracat gümrüklemesi, terminal işlemleri ve gemiye yükleme sorumluluğu teklif ve sözleşmede net olmalıdır.
CIF ne zaman pratik bir çözüm olabilir?
CIF, düşük hacimli, deneme amaçlı veya tek bir üreticiden yapılan daha basit sevkiyatlarda yönetim yükünü azaltabilir. Satıcının düzenli sevkiyat yaptığı, lojistik yapısının doğrulandığı ve varış masraflarının şeffaf biçimde paylaşıldığı durumlarda işe yarayabilir. İlk siparişini veren bir alıcı için, doğru yönlendirme ile CIF operasyonu daha az koordinasyon gerektirebilir.
Ancak CIF seçimi, taşıma tarafını tamamen satıcıya bırakmak anlamına gelmemelidir. Yükleme öncesi kalite kontrol, koli ve etiket doğrulaması, yükleme gözetimi, konşimento bilgileri ve sigorta poliçesi yine alıcının ticari güvenliği açısından kontrol edilmelidir. Mallar limana ulaştığında kalite problemi çözülmez; kalite kontrolü üretim sırasında ve sevkiyat öncesinde yapılmalıdır.
CIF, hava taşımacılığı için de doğru terim değildir. FOB ve CIF yalnızca deniz veya iç su yolu taşımalarında kullanılır. Hava kargo, demiryolu, karayolu veya multimodal sevkiyatlarda FCA, CPT ya da CIP gibi teslim şekilleri daha uygun olabilir. Yanlış Incoterms kullanımı, sözleşmede sorumluluk boşlukları yaratabilir.
Teklif ve sözleşmede mutlaka netleştirilmesi gerekenler
Teslim şekli tek başına yeterli değildir. “FOB Shanghai” veya “CIF İstanbul” yazan bir proforma fatura, ayrıntılar net değilse ileride farklı yorumlara açık olabilir. Incoterms sürümü de belirtilmelidir; örneğin “FOB Shanghai Port, Incoterms 2020” ifadesi tarafların hangi kuralları esas aldığını açık hale getirir.
Satın alma sözleşmesinde ürün spesifikasyonu, miktar toleransı, ambalaj standardı, yükleme tarih aralığı, kısmi sevkiyat izni, aktarma izni, belge listesi ve ödeme koşulları teslim şekliyle birlikte ele alınmalıdır. CIF işlemlerde satıcının sağlayacağı sigorta belgesinin kapsamı; FOB işlemlerde ise alıcının gemi rezervasyonu için fabrikaya ne zaman talimat vereceği ayrıca tanımlanmalıdır.
Çin’den tedarikte saha doğrulaması ve üretim takibi, teslim şekli kararından ayrı düşünülemez. Fabrikanın gerçek üretici olup olmadığı, ihracat yetkinliği, ürünün sevkiyata hazır tarihi ve yükleme kalitesi doğrulanmadan en avantajlı navlun anlaşması bile ticari riski ortadan kaldırmaz. China In Search gibi sahada çalışan bir ekip, fabrika ile lojistik tarafı arasındaki bilgiyi eşleştirerek yüklemenin planlandığı şartlarda gerçekleşmesine yardımcı olabilir.
Teslim şeklinizi seçerken en düşük görünen rakamı değil, yönetebileceğiniz operasyon seviyesini esas alın. Tedarikçiniz, taşıyıcınız, gümrük partneriniz ve ürün riskiniz netleştikçe FOB veya CIF tercihi bir tahmin olmaktan çıkar, marjınızı koruyan kontrollü bir ithalat kararına dönüşür.



